<<

Dr. Günay

Benler - Deri Kanserleri

 

Benler ve Deri Kanserleri

Hemen hemen herkesin vücudunda görülebilen, renkleri beyazdan siyaha, boyutları birkaç mm.den vücudun yarıdan fazlasını kaplayabilene kadar değişebilen benler aslında sağlık için zararlı oluşumlar değildir. Ancak renk ve şekil değiştirerek deri kanserlerinin hazırlayıcısı olabilirler.

Hastanın doktora başvurması için gerekli kriterler:

1- Benin renginde koyulaşma, koyu siyaha dönme

2-Aniden büyüme

3-Konturlarının düzensizleşmesi (şekilsiz bir hal alması)

4-Etrafında daha küçük başka benlerin aniden çıkması

Bunların oluşması kanser oluştuğunu göstermez ancak bir risk faktörünün oluştuğunu ve bir dermatoloğa gidilmesi gerektiğini düşündürür. Bundan sonra hekim kriterleri geçerlidir. Çıplak gözle veya dermatoskop denilen cihazla yapılan hekim muayenesinden sonra benin çıkartılması, biyopsi alınıp alınmaması kararı verilir. Risk oluşmuş olsa da benin erken dönemde çıkartılması hastalığın tedavisi için yeterlidir. Ancak malign melanon denilen bu çok habis kanser türünde yapılan biyopsi sonucu tanı doğrulanmışsa en yakın lenf bezlerinin incelenmesi, daha ileri giderek kemik, akciğer ve diğer organların taranması gereklidir.

Bu hastalığın gelişmemesi için; vücudundaki benlerde yukarıda saydığımız kriterlerin oluştuğu, çok açık renk teni olanların, güneşte çalışanların ciltlerini güneşten korumaları gereklidir. Bu giysilerle olabileceği gibi hekimin tavsiye edeceği güneş koruyucularla da yapılabilir.

Malign melanom’un dışında sık rastlanan iki tür cilt kanseri daha vardır. Bunlar, kaynaklandıkları cilt tabakasına göre isim alırlar. Bazal tabakadan menşe alanlar, bir yanardağ krateri görünümünde olup sadece bulunduğu yeri tahrip eder, metastazı yoktur. Tedavisi sadece çıkartılmasıdır. Bunlara bazal hücreli kanserler diyoruz spinal hücreden kaynaklanan diğer kanser türü ise birinci ile benzer görünümü taşıyan, yapılan patolojik inceleme sonucu ayrılabilen ve metastaz yapabilen kanser türüdür ki buna da spinal hücreli kanser adını veriyoruz.


Malign Melanom

En ciddi cilt kanseri türü olan malign melanom, melanin üreten hücrelerde meydana gelir. Melanin pigmenti cilde rengini verir. Malign melanom ayrıca gözlerde ve nadiren bağırsak gibi iç organlarda da oluşabilir.

Bütün melanom vakalarının gerçek nedeni tam bilinmiyor; fakat güneşten veya bronzlaşma cihazlarından gelen ultraviyole ışınlarına maruz kalmak melanom riskini artırıyor. Genetik yapı gibi diğer bazı faktörlerin de önemli bir rol oynaması olasıdır.

Güneşe ve bronzlaşma cihazlarına aşırı maruz kalmaktan kaçınmak, melanom riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, cilt kanserinin belirtilerini bilmek, kanser vücuda yayılmadan önce kanserin neden olduğu değişikliklerin fark edilmesine ve tedavi edilmesine yardımcı olur. Malign melanom, erken teşhis edilmesi halinde başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.

Malign melanomun belirtileri nelerdir?

Malign melanom vücutta herhangi bir yerde oluşabilir; fakat genellikle sırt, bacak, kol ve yüz gibi güneşe maruz kalan bölgelerde gözlemlenir. Malign melanom, ayak tabanları, avuç içleri ve tırnak yatakları gibi güneşe fazla maruz kalmayan bölgelerde de oluşabilir. Bu gizli melanom türleri koyu tenli kişiler arasında daha yaygındır.

Melanomun ilk belirtileri genellikle şunlardır:

·         Vücutta bulunan benlerde değişiklik

·         Ciltte yeni ve garip görünüşlü büyümeler

·         Melanom her zaman ben olarak ortaya çıkmaz ve normal görünüşlü ciltte de ortaya çıkabilir.

Normal benler

Normal benler genellikle bronz, kahverengi, siyah gibi tek bir renktir ve beni etrafındaki deriden ayıran kesin bir çizgi vardır. Oval veya yuvarlak şekilde olan bu benlerin çapı genellikle 6 milimetreden (kalem silgi büyüklüğünde) ufaktır.

Birçok kişide genellikle 10 ile 40 arasında ben vardır. Bu benlerin çoğu 40 yaşına kadar oluşur. Buna karşın benlerin şekli zaman içerisinde değişebilir ve bazı benler ilerleyen yaşla birlikte kaybolabilir.

Melanomun göstergesi olabilecek anormal benler

Melanom veya diğer cilt kanseri türlerinin göstergesi olabilecek anormal benlerin özellikleri Amerikan Dermatoloji Akademisinin A-B-C-D-E kılavuzunda yer alır.

·         A-Asimetrik şekil. İki yarısı farklı olan düzensiz şekilli benlere dikkat edin.

·         B-Bozuk şekilli kenarlar. Melanomların özelliği olan çarpık, girintili veya bozuk şekilli benlere dikkat edin.

·         C- (Change) renk değişiklikleri. Farklı renklerdeki ve düzensiz renk dağılımlı benlere dikkat edin. 

·         D-Diyametre (çap). 6 milimetreden büyük yeni ben oluşumlarına dikkat edin.

·         E-Evrim. Büyüyen veya rengiyle şekli değişen benlere dikkat edin. Benler kaşıntı ve kanama gibi yeni belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilecek şekilde gelişebilir.

Benlerdeki diğer şüpheli değişiklikler:

·         Soyulma

·         Kaşıntı

·         Bendeki pigmentlerin çevre dokuya yayılması

·         Akıntı veya kanama

Kanserli (kötü huylu) benlerin görünüşü önemli ölçüde değişir. Bazı benler yukarıdaki değişikliklerin hepsine sahip olabilirken diğer benler sadece bir iki anormal özellik taşıyabilir.

Saklı melanomlar

Melanomlar ayak parmak araları, avuç içleri, ayak tabanları, saç derisi veya cinsel organ gibi güneşe fazla maruz kalmayan bölgelerde de meydana gelebilir. Bu tür melanomlara saklı melanom adı verilir; çünkü bu melanomlar, birçok kişinin kontrol etmeyi akıl edemeyeceği yerlerde ortaya çıkar. Melanom koyu tenli kişilerde genellikle saklı bölgelerde oluşur.

Saklı melanomlar şunlardır:

Tırnak altındaki melanom: Tırnak altı melanomu, el ve ayak tırnak altlarında oluşan ve nadiren gözlemlenen bir melanom türüdür. Bu melanom, siyah ırkta ve koyu tenli kişilerde daha yaygındır. Tırnak altı melanomunun ilk belirtisi genellikle morarmalarla (hematoma) karıştırılan, tırnak altındaki kahverengi veya siyah lekelerdir.

Ağız, sindirim yolu, idrar yolu veya vajinadaki melanom. Mukozal melanom, burun, yemek borusu, anüs, idrar yolu ve vajinayı çevreleyen mukozada ortaya çıkar. Mokozal melanomlar, bazı daha yaygın sağlık sorunlarıyla karıştırılabileceklerinden zor teşhis edilir. Kadın vajinasında oluşan melanom kaşıntı ve kanamalara neden olabilir. Anal melanom anüste kanamaya ve dışkılama sırasında ağrıya neden olabilir. Yemek borusunda görülen melanom yutkunmada zorluğa yol açabilir.

Göz melanomu: Oküler melanom olarak da bilinen göz melanomu, göz beyazının (sklera) arka kısmında yer alan katmanda (üveada) oluşur. Göz melanomu, görüş yetisinde değişikliklere neden olabilir ve göz incelemesi sırasında teşhis edilebilir. 

Malign melanom riskini artırabilecek faktörler:

·         Açık ten. Cildinizdeki pigmentlerin (melanin) az olması, UV ışınlarına karşı daha korumasız olduğunuz anlamına gelir. Eğer sarışın veya kızılsanız, açık renk gözleriniz varsa ve güneşte kolaylıkla çilleniyorsanız melanom riskiniz koyu tenli bir kişiye oranla daha yüksektir. Buna karşın, melanom İspanyollar ve siyahlar da olmak üzere koyu tenli kişilerde de meydana gelebilir.

·         Güneş yanığı geçmişi. Çocukken veya gençken bir veya daha fazla kez güneş yanıklarıyla karşı karşıya kaldıysanız ilerleyen yaşlarda melanom riskiniz artar.

·         Aşırı ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalmak. Güneş veya bronzlaşma cihazlarından gelen UV ışınlarına maruz kalmak melanom da dahil olmak üzere cilt kanseri riskinizi artırabilir.

·         Güneş ışınlarının dik açıyla geldiği bölgelerde yaşamak. Güneş ışınlarının daha dik açılarla geldiği ekvator bölgesine yakın yerlerde yaşayan kişiler, daha yüksek oranda UV ışınlarına maruz kalır. Ayrıca, yüksek bir rakımda yaşıyorsanız daha fazla UV ışınına maruz kalırsınız.

·         Çok sayıda ben veya anormal benler. Vücudunuzda 50’den fazla normal ben bulunması melanom riskinizin yüksek olduğunu gösterir. Ayrıca anormal şekil ve renklerdeki benler de malign melanom riskinizi artırır. Tıbbi literatürde displastik nevi diye bilinen bu benler, normal benlerden daha büyüktür (5 milimetreden büyük) ve düzensiz kenarlarla farklı renklere sahiptir.

·         Ailede melanom geçmişi. Ebeveyn, çocuk veya kardeşlerinizde melanom sorunu varsa sizde de melanom riski daha yüksektir.

·         Zayıf bir bağışıklık sistemi. Zayıf bir bağışıklık sistemine sahip kişilerde cilt kanseri riski daha yüksektir. Bu kişiler arasında HIV/AIDS rahatsızlığı ve organ nakli olan kişiler yer alır.

Melanomu teşhis etmek için kullanılan biyopsi işlemleri şunlardır:

·         Punch biyopsi. Punch biyopsi sırasında, doktorunuz dairesel bıçaklı bir alet kullanır. Bıçak şüpheli ben etrafına bastırılır ve benden dairesel bir parça alınır.

·         Eksizyonel biyopsi. Bu işleme benin veya oluşumun tümü ve bu oluşumu çevreleyen normal dokunun ufak bir bölümü alınır.

·         Ensizyonal biyopsi. Ensizyonal biyopsi sırasında ben ve anormal oluşumların en düzensiz parçaları laboratuvar testleri için alınır.

Size uygulanacak cilt biyopsisi türü, durumunuza bağlı olarak değişir.

Başlangıç aşamasındaki malign melanom tedavisi

Başlangıç aşamasındaki melanom tedavisi genellikle melanomun cerrahi müdahaleyle alınmasını içerir. Çok ince bir melanom, biyopsi sırasında tamamen alınabilir ve başka bir tedavi gerekli olmayabilir. Aksi takdirde hem kanserli bölge hem de kanserli bölgeyi çevreleyen normal dokunun bir bölümü ile deri altındaki bir katman alınırr. Erken aşamadaki melanom hastaları için bu tedavi yöntemi yeterli olabilir.

Cildin ötesine yayılmış malign melanomların tedavisi

·         Etkilenen lenf düğümlerinin ameliyatla alınması. Eğer melanom çevre lenf düğümlerine yayılmışsa cerrahınız etkilenen düğümleri alabilir. Ameliyattan önce veya sonra ek tedaviler önerilebilir.

·         Kemoterapi. Kemoterapi kanserli hücrelerin yok edilmesi için ilaçları kullanır. Kemoterapi damar içine uygulanabilir veya hap şeklinde alınabilir. Ayrıca bu ilaçlar hem damar içi hem de hap yoluyla uygulandığında vücuda daha çabuk yayılır. Kemoterapi, izole uzuv perfüzyonu adı verilen bir işlemle kol veya bacak içerisindeki damara uygulanabilir. Bu işlem sırasında kol veya bacaktaki kan kısa bir süre için vücudun diğer bölgelerine yayılamaz. Böylece kemoterapi ilaçları doğrudan melanomlu bölgeye ulaşır ve vücudun diğer bölgelerini etkilemez.

·         Radyasyon tedavisi. Bu tedavi, kanserli hücreleri yok etmek için X ışınları gibi yüksek enerjili ışınlar kullanılır. Bu tedavi yöntemi, bazen diğer organlara yayılmış melanomun belirtilerini hafifletmek için kullanılır. Yorgunluk, radyasyon tedavisinin yaygın bir yan etkisidir. Buna karşın tedavi tamamlandıktan sonra enerjinize geri kavuşursunuz.

·         Bağışıklık tedavisi (immunoterapi). Bağışıklık tedavisi kanserle mücadele etmenize yardımcı olmak için bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Bu tedavi yöntemleri vücut tarafından üretilen veya laboratuvar ortamında üretilen maddeleri kullanır. Melanom tedavisinde kullanılan bağışıklık tedavileri arasında interferon ve interleukin-2 yer alır. Bağışıklık tedavisinin yan etkileri, titreme, yorgunluk, yüksek ateş, baş ağrısı ve kas ağrıları gibi grip yan etkileriyle benzerlik gösterir.

Klinik ortamda çalışılan bazı malign melanom tedavileri:

·         Kemoterapi ve bağışıklık tedavisi birleşimi. Kemoterapi ve bağışıklık tedavisi, ilaçlarının kombinasyonu bu iki tedavinin başarı şansını artırabilir. Buna karşın, bu iki tedavinin kombinasyonu ciddi yan etkilere neden olabilir.

·         Hedefe yönelik tedavi. Hedefe yönelik terapi, kanseri kontrol altına almak için kanserli hücrelerdeki özel bir sürece etki eder. Örneğin, melanomun kan damarlarına saldırmasını durdurmaya yönelik ilaçlar test edilmiştir. Melanom besin değerlerini taşımak için kan damarlarına ihtiyaç duyar ve kanseri vücuda yaymak için kan damarlarını kullanır. Bu süreci engelleyen bir ilaç melanomun sadece belli bir bölgede kalmasına neden olur. Diğer bir yaklaşımda, kanser hücrelerinin hızla büyümesine yol açan özel kimyasallar etkisiz hale getirilir. 

·         Aşı tedavisi. Kanser tedavisinde uygulanan aşı hastalıkların önlenmesinde kullanılan aşıdan farklıdır. Melanoma karşı aşı tedavisi, bağışıklık sistemini harekete geçirmek için vücuda değiştirilmiş kanserli hücrelerin aşılanmasını içerebilir.

Alınması gereken önlemler

·         Gün ortasında güneşten kaçının. Güneş ışınlarının en güçlü olduğu saatlerde güneşten kaçının. Birçok yerde bu sabah 10 ile akşam 4 arasındadır. Güneş ışınlarının en güçlü olduğu bu süre içerisinde açık havada aktivitelerinden kaçının ve bu aktiviteleri kış ayları ve havanın bulutlu olduğu günlerde dahi günün başka saatlerine alın. Vücudunuz UV ışınlarını yıl boyunca emer ve bulutlar güneşin zarar veren ışınlarına karşı çok az koruma sağlar.

·         Tüm yıl güneş kremi kullanın. En az 15 koruma faktörlü koruma sağlayan geniş spektrumlu güneş kremlerini seçin. Dudak, kulak uçları ve el ve boyun arkası da dahil olmak üzere güneşe maruz kalan bölgelerinize yeterli miktarda güneş kremi sürün. Güneşe çıkmadan 20-30 dakika önce güneş kremi sürün ve güneş altındayken sık sık güneş kremini cildinize uygulayın. Yüzdükten ve egzersiz yaptıktan sonra güneş kremini tekrar kullanmayı unutmayın.

·         Koruyucu kıyafetler giyin. Güneş kremleri UV ışınlarına karşı tam koruma sağlamaz. Bu nedenle kol ve bacaklarınızı kapatan sıkı örülmüş kıyafetler ve beysbol şapkası veya vizörden daha fazla koruma sağlayan geniş şapkalar takın. Ayrıca bazı firmalar, ışık korunumlu kıyafetler de satar. Dermatologunuz sizin için uygun bir marka önerebilir. Güneş gözlüklerini unutmayın. UVA ve UVB olmak üzere her iki UV ışınını da engelleyen gözlükler seçin.

·         Bronzlaşma cihazlarından uzak durun. Bronzlaşma cihazları UV ışınları salar. Bu durum da cilt kanseri riskini artırır.

·         Cildinizi tanıyın. Bu sayede cildinizdeki değişiklikleri fark edersiniz. Aynaların yardımıyla yüzünüzü, boynunuzu, kulaklarınızı ve saç derinizi kontrol edin. Göğüs ve gövdenizi ve kollarınızla ellerinizin üst ve yan kısımlarını inceleyin. Ayak tabanları ve parmak araları dahil olmak üzere bacak ve ayaklarınızın ön ve arkalarını inceleyin. Ayrıca genital bölgenizi ve kalçalarınızı da inceleyin. Anormal bir şeyle karşılaşırsanız, bunu bir sonraki randevunuzda doktorunuza bildirin.

 

Skuamöz Hücreli Cilt Kanseri

Her 100 cilt kanseri vakasının yaklaşık %20’si yassı (skuamöz) hücreli cilt kanseridir. Bu kanserlerdeki hücreler, cildin dış tabakalarında görülen skuamöz hücrelerle aynı özellikleri paylaşır. Bu kanserler genellikle yüz, kulaklar, boyun, dudaklar ve ellerin arkası gibi vücudun güneşe maruz kalan bölgelerinde görülür.

Skuamöz hücreli cilt kanserinin belirtileri nelerdir?

Yassı (skuamöz) hücreli cilt kanserleri ise genellikle pembe yığınlardır. Yüzeyde sert ya da pul pul bir görüntüye sahiplerdir. Kolaylıkla kanayabilir ve ülsere çevirebilirler. En yaygın olarak; yüz, boyun, dudaklar, kulaklar, eller, omuzlar, kollar ve bacaklarda bulunurlar.

Ne zaman doktora başvurulmalıdır?

Yassı (skuamöz) hücreli cilt kanseri açısından acilen sevk gerektiren belirtiler aşağıda sıralanmıştır:

·         Ciltte, çapı 1 cm’den daha büyük; iyileşmeyen ve boyutu tam olarak 8 haftada büyüyen sert, bozulmuş alan

·         Doktoru tarafından cilt lezyonundan biyopsi alınan ve yassı (skuamöz) hücreli cilt kanseri olduğu teyit edilen hastalar

·         Organ nakli geçirmiş bir kişinin cildindeki herhangi bir anormal görüntü ya da var olan bir yapının gittikçe büyümesi (organ nakli, kişinin cilt kanseri açısından daha yüksek risk taşıdığı anlamına gelmektedir)

Sebepleri nelerdir?

Bu kanserler genellikle yüz, kulaklar, boyun, dudaklar ve ellerin arkası gibi vücudun güneşe maruz kalan bölgelerinde görülür.

Ayrıca, vücudun herhangi bir yerindeki yara izlerinde veya kronik cilt yaralarında da gelişebilirler. Bazen aktinik keratozlarda başlarlar.

Solar keratöz olarak da bilinen aktinik keratöz, güneşe çok fazla maruz kalmaktan kaynaklanan kanser öncesi bir cilt hastalığıdır. Aktinik keratözler genellikle küçük, pembe-kırmızı ya da ten rengi olabilen pürüzlü ve pullu lekelerdir. Güneş gören diğer bölgelerde ortaya çıkabilmesine rağmen, genellikle orta yaşlı ya da yaşlı insanların yüzlerinde, kulaklarında, ellerinin arkasında ve kollarında gelişmektedir. Daha nadir olarak,  genital bölgedeki ciltte de oluşurlar.

Riskleri nelerdir?

Skuamöz hücreli kanserler, bazal hücreli kanserlerden daha fazla büyüme ve yayılma eğilimi gösterir.

Cildin hemen altındaki yağ dokularına yayılma olasılıkları yüksektir ve halen nadir olmasına rağmen, lenf düğümleri ve vücudun uzak bölümlerine yayılma olasılıkları da yüksektir.

Nasıl teşhis edilir?

Kendi cildinizi kontrol etme alışkanlığı kazanmak teşhis için oldukça önemlidir. Eğer cildinizde, 4-6 hafta içinde kaybolmayan ya da gittikçe büyüyen, yeni oluşmuş herhangi bir anormallik fark ederseniz bunları kontrol ettirmek üzere hastaneye başvurmalısınız. Hastanede fiziksel muayenenin ardından gerek görüldüğünde size biyopsi yapılabilir. Teşhis laboratuvardan gelen patoloji sonuçlarına göre doktorunuz tarafından konulabilir.

Nasıl tedavi edilir?

Teşhisin ardından sizin durumunuza uygun olarak cerrahi operasyon ve radyasyon tedavisi uygulanarak tedavi edilir. 3 ayda bir kontrolleri yapılır. Daha sonra 6 ayda bir olmak üzere yılda 2 kez takibi yapılmalıdır. Daha sonra hastalığın seyrine ve hastanın ihtiyaçlarına göre kontrol süreleri yeniden belirlenir.

Bunun dışında radyotedavi, MOSH cerrahisi, cryosurgery, kemoterapi, fotodinamik tedavi, beta carotene, interferon ve retinoid tedavisi uygulanabilir.

Alınması gereken önlemler nelerdir?

Gün ortasında güneşten korunmak: Yıl boyunca cilt UV radyasyonu emer. Güneş yanıkları ve bronzlaşma, cilt kanseri geliştirme riskini artıran cilt hasarına sebep olmaktadır. Zaman içinde birikmiş olan güneşe maruz kalma da cilt kanserine neden olabilir.

Güneş losyonları tüm zararlı UV ışınlarını; özellikle de melanoma neden olan radyasyonu engelleyemez. Geniş spektrumlu ve en az 15 koruma faktörlü bir güneş losyonu seçilmelidir. Büyük miktarda güneş losyonu, dudaklar, kulakların uçları, ellerin dış kısmı ve boynun da dahil olduğu güneşe maruz kalan tüm bölgelere sürülmelidir.

Güneş gözlükleri de kullanılmalıdır. UV radyasyon türleri olan UVA ve UVB ışınlarını engelleyen gözlükler tercih edilmelidir. 

Bronzlaşma, UV ışınlarının emilmesine sebep olarak cilt kanserine yakalanma riskini arttırabilir.

 

Cilt, var olan benler, çiller, şişkinlikler ve doğum lekeleri üzerindeki yeni büyümeler veya değişiklikler için sık sık kontrol edilmelidir.